İran’a yönelik saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik aksamaları, Türkiye’yi enerji koridorunda stratejik bir konuma taşıyor. Alternatif rota arayışları hız kazandı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tedarik aksamaları, alternatif rota arayışlarını hızlandırdı. Bu durum, çeşitli boru hattı ve güzergah imkanlarıyla Türkiye’yi küresel enerji tedarikinde stratejik bir konuma taşıyor.
Orta Doğu’daki savaş gerilimi, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini ve petrol taşımacılığını önemli ölçüde sekteye uğrattı. İranlı yetkililerin geçişlere getirdiği sıkı sınırlamalar, boğazın fiilen kapalı hale gelmesine neden oldu.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, günlük 15 milyon varil ham petrolün risk altına girmesine yol açtı. Tanker trafiğindeki yavaşlama ve bazı günlerde geçişlerin sıfıra inmesi, toplam trafiği yüzde 90’ın üzerinde azalttı.
Artan sigorta maliyetleri ve güvenlik endişeleri sevkiyatları baskılarken, petrol fiyatları kısa sürede 70 dolardan 120 dolara yükseldi. Doğal gaz fiyatlarındaki artış ise daha belirgin oldu.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin acil petrol stoklarını devreye alma kararı piyasalara ek arz sinyali verse de bölgedeki savaş endişesi piyasalarda oynaklığı sürdürüyor.
Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığı azaltma hedefi, alternatif rota arayışlarını gündeme getirdi. Mevcut boru hatlarının kapasitesi, büyük bir kesintiyi telafi etmek için yetersiz kalıyor. Suudi Arabistan ve BAE üzerinden günlük petrol taşıma kapasitesi 3,5 ila 5,5 milyon varil ile sınırlı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı’nın kapasitesinin 1,5 milyon varil olduğunu belirtti. Bayraktar ayrıca, Katar gazının boru hattıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması projesinin de önemli bir alternatif olabileceğini vurguladı.
Bu gelişmeler ışığında Türkiye, Hürmüz dışı kaynakların Avrupa’ya taşınmasında tamamlayıcı bir enerji koridoru olarak öne çıkıyor. Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’ndan yeniden başlayan ihracat, Türkiye’nin rolünü güçlendiriyor.
TürkAkım üzerinden Rus gazının Avrupa’ya sevkiyatındaki artış da, Türkiye’nin enerji ticaretinde daha görünür bir aktör haline gelme potansiyelini gösteriyor.
Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nden Prof. Dr. Claudia Kemfert, Türkiye’nin orta vadede alternatifler sunabileceğini ve transit koridor rolünü güçlendirebileceğini belirtti. Ancak Kemfert, mevcut altyapı kısıtlamalarının kısa vadede büyük ölçekli kesintileri telafi etme kapasitesini sınırladığını ekledi.
Yorum Yap