Küresel piyasalar, ABD istihdam verisini beklerken enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının politikaları gündemde. İran gerilimi ve petrol fiyatlarındaki artış, piyasalarda dalgalanmaya neden oluyor.
Küresel piyasalar, ABD’den gelecek istihdam verilerini ve merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikalarını yakından takip ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la müzakereleri askıya alma açıklamasına rağmen, Tahran yönetiminden gelen uzlaşmacı teklifler ve petrol fiyatlarındaki artış, haftanın ilk işlemlerinde piyasalara pozitif yansıdı. Ancak, merkez bankalarının faiz kararları ve başkanlarının sözle yönlendirmeleri, fiyatlamalarda ana belirleyici olmaya devam etti.
ABD’nin İran limanlarına yönelik olası ablukası ve Hürmüz Boğazı’ndaki arz endişeleri, Brent petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir ivme yarattı. Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, küresel çapta enflasyonist baskıların artabileceği yönündeki korkuları körükledi. Bu durum, yatırımcıların ve analistlerin gözlerini ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevirmesine neden oldu.
ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi küresel merkez bankaları, beklentiler doğrultusunda politika faizlerini sabit tuttu. Ancak, merkez bankası başkanlarının para politikası ve enflasyon beklentilerine ilişkin temkinli söylemleri dikkat çekti. Özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’ın güvercin tondan uzaklaşan açıklamaları, para politikasında olası bir sıkılaşma ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
Powell, mart ayında kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunun yüzde 3,5 seviyesine ulaşmasını beklediklerini ve kısa vadeli enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü bir hareket gözlemlediklerini belirtti. Mevcut politika duruşunun bu aşamada uygun olduğunu ekledi. Fed’in kararının 8’e karşı 4 oyla alınması, komite üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarının belirginleştiğine işaret etti.
ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin altında bir büyüme kaydetti. Ancak büyümenin ivme kazanma eğilimini sürdürmesi, olası bir resesyona yönelik endişeleri sınırladı. Bu gelişmelerin etkisiyle faiz indirimlerinin ertelenebileceği beklentisi ve devam eden enflasyon riskleri, tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı.
Haftanın son işlemlerinde ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 10 baz puan artışla yüzde 4,3970’e yükselirken, dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,4 düşüşle 98,2 seviyesinde kapandı. Orta Doğu’daki gerilimlerin yarattığı riskler, enflasyon endişeleri ve yükselen tahvil faizleri, altının onsunun haftalık bazda yüzde 2 düşerek 4.614 dolara gerilemesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 107,6 dolara çıktı.
New York borsasında geçen hafta genel olarak pozitif bir seyir izlendi. S&P 500 endeksi yüzde 0,91, Nasdaq endeksi yüzde 1,49 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,55 yükseldi. S&P 500 ve Nasdaq endeksleri rekor seviyelere ulaştı. Kurumsal tarafta, teknoloji devlerinden Apple, Alphabet, Amazon, Meta ve Microsoft’un ilk çeyrek bilançoları beklentilerin üzerinde gerçekleşti. ExxonMobil ve Chevron gibi enerji şirketlerinin karları düşse de beklentileri aştı.
Avrupa borsalarında ise geçen hafta karışık bir seyir hakimdi. Enerji fiyatlarındaki artış ve faizlerin uzun süre yüksek kalacağı endişeleri piyasalar üzerinde baskı oluşturdu. ECB ve BoE, artan enflasyon baskısına rağmen politika faizlerini sabit tuttu. Almanya’da yıllık enflasyonun yüzde 2,9’a yükselmesi dikkat çekti. Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 ve Fransa’da CAC 40 endeksleri düşerken, İtalya’da MIB 30 ve Almanya’da DAX endeksleri yükseldi.
Asya piyasalarında da geçen hafta karışık bir seyir gözlendi. Japonya ve Çin’de resmi tatiller nedeniyle yeni haftada işlem hacminin düşük seyretmesi bekleniyor. Bölgede enerji arzına ilişkin endişeler etkili olurken, BoJ politika faizini beklentilere paralel yüzde 0,75’te sabit tuttu. Japonya’da perakende satışlar artarken, sanayi üretimi beklentilerin altında kaldı. Çin’de imalat sanayi PMI tahminleri aşarken, hizmet sektörü PMI beklentilerin altında gerçekleşti.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0,23 yükselerek 14.442,56 puandan kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti’nde, jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının akaryakıt fiyatlarına etkisi ve gıda fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekildi. Gelecek hafta yurt içinde enflasyon verileri yatırımcıların takibinde olacak. Ekonomistlerin tahminlerine göre nisan ayında Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 3,19 artarak yıllık enflasyonun yüzde 31,11’e çıkması öngörülüyor. Dolar/TL, haftayı yüzde 0,4 artışla 45,1820’den tamamladı.
Yorum Yap