Orta Doğu gerilimi ve beklenenden yüksek gelen enflasyon verileri küresel piyasalarda faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi, risk iştahını düşürdü.
Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki gerilimlerin gölgesinde ve ABD’den gelen yüksek enflasyon verileriyle geçen hafta yön arayışına girdi. Bu gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği beklentilerini yüzde 65’e yükseltirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 ile Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Orta Doğu’dan gelen çelişkili mesajlar, petrol fiyatları üzerinde etkili oldu ve küresel makroekonomik görünüme yönelik endişeleri artırdı. ABD Başkanı Trump’ın İran ile ateşkesin “yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü” belirtmesi, bölgedeki gerilimin kısa sürede azalmayacağı beklentisini güçlendirdi.
Artan petrol fiyatlarının ekonomiye yansımaları, ABD’nin enflasyon verilerinde belirginleşti. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken, üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aşarak salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, özellikle taşımacılık faaliyetleri üzerinden kendini gösterdi. Bu durum, para piyasalarında Fed’in yıl genelinde faiz indirimine gideceği yönündeki önceki beklentileri ortadan kaldırdı ve faiz artırımı ihtimallerini öne çıkardı.
Güçlenen enflasyon endişeleriyle birlikte ABD’nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert yükselişler kaydederek yaklaşık son bir yılın zirvelerine ulaştı. Dolar endeksi haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapanırken, altının onsu yüzde 3,8 düşüşle 4 bin 540 dolara indi.
Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi. New York borsasında S&P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düşüşle karışık bir seyir izledi.
ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyaretinde sergilenen iyimser hava, teknoloji öncülüğünde risk iştahını kısa süreliğine artırdı. Ancak ABD/İsrail-İran geriliminin sürmesi ve yüksek petrol fiyatlarının makroekonomik veriler üzerindeki olumsuz etkileri yatırımcı iştahını törpüledi.
Bu arada, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato’dan onay aldı. Fed, Jerome Powell’ın başkanlık görev süresinin sona erdiğini ve Warsh yemin edene kadar Powell’ı geçici başkan olarak atadığını duyurdu.
Avrupa borsaları geçen hafta negatif bir seyir izledi; İngiltere’deki siyasi belirsizlikler tahvil piyasalarında sert yükselişlere neden oldu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerel seçimlerdeki ağır yenilgiye rağmen istifayı düşünmediğini açıkladı.
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, enerji maliyetlerinin enflasyon beklentilerini tehdit etmesi halinde Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artırımına gidebileceğini belirtti. Avro Bölgesi’nde ilk çeyrek GSYH beklentiler dahilinde yüzde 0,1 arttı.
Asya piyasaları da geçen hafta satıcılı bir seyir izledi. Çin’de enflasyon verileri hızlanma eğilimini sürdürürken, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 artış kaydetti.
Japonya Merkez Bankası (BoJ) toplantı tutanaklarında şahin görüşler öne çıktı ancak faiz artırımı için acil bir durum olmadığı belirtildi. Japonya’da yükselen enerji fiyatları, 20 yıllık tahvil faizini Ağustos 1996’dan bu yana en yüksek seviyeye taşıdı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul BIST 100 endeksi geçen hafta yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda 2028 yılı sonu enflasyon tahminini yüzde 9 olarak açıkladı.
Dolar/TL, haftayı önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950’den tamamladı. Gelecek hafta, Orta Doğu’daki gelişmeler, Nvidia’nın bilançosu ve Fed’in toplantı tutanakları küresel piyasalar için kritik öneme sahip olacak.
Yorum Yap