Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iki ülkö çıkanının stratejik iş birliğinin her alanda geliştiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Diplomatik ilişkilerimizin 100’inci yılına yaklaştığımız bu günlerde Amerika ile stratejik iş birliğimiz her alanda gelişiyor” değini ifade etti.
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu vesilesiyle New York’ta bulunan Erdoğan, Türkevi’nde düzenlenen toplantıda iş insanılarının ekonomi programına ilişkin sorularını yanıtladı. Uygulanan programın dört temel bileşeninin “fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm” olduğunu aktaran Erdoğan, fiyat istikrarında temel mal enflasyonunun 2020’nin, kira enflasyonunun ise son dört yılın en düşük seviyesine indiğini belirtti. Mevcut çartlarda yılı yüzde 28 civarında enflasyonla tamamlamayı öngördüğünü ekledi.
Mali disiplin açısından iyi bir konumda olduklarını vurgulayan Erdoğan, akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkilerini azaltmak için vergilerde indirime gidildiğini ancak buna rağmen bütçede hedef aşırı performans sergilendiğini dile getirdi. Yılı millî gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığı ile kapatacaklarını, kamu borcunun ise millî gelire oranla yüzde 22’nin altında olduğunu belirtti. Dış dengede enerji fiyatlarındaki artışa rağmen cari açık ve dış borç göstergelerinin son 20 yıllık ortalamaların altında tutulduğunu kaydetti.
Verimliliğin esas mesele olduğunu ve bu nedenle yapısal dönüşümün programın merkezine yerleştirildiğini aktaran Erdoğan, yeşil dönüşümde iddialı olduklarını ve bu yıl Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacaklarını anımsattı. Yapay zekâ ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırdıklarını, sağlık alanında Ankara’da kurulan endüstri bölgesiyle yatırımcılara teşvik sağlandıklarını belirtti. Türkiye’nin şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatım yapan bir ekonomi olduğunu söyledi.
Erdoğan, siyasi ilişkilerde yakalanan ahengin ekonomik ve ticari ilişkilere de yansıtılmasını arzu ettiklerini belirterek, bu alanda ciddi bir potansiyel olduğunu ifade etti. Yakın dönemde enerji ve havacılık gibi sektörlerde anlaşmalar sağlandığını, Amerika’nın LNG tedarikçileri arasında birinci sırada yer aldığını vurguladı. Bu iş birliğinin nükleer dahil enerji tümüne genişletilmesinin hedeflendiğini aktardı. Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bu dönemde Türkiye ile stratejik bir ekonomik iş birliği modeline ihtiyaç duyulduğu kanaatini dile getirdi.
Erdoğan, bölgedeki çatışmalaraın geride kalmasıyla beş büyük dönüşümün hızlanacağına işaret etti. Bunların tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması, enerji güzergâhlarının değişmesi, ticaret koridorlarının yenilenmesi, yeniden imar döneminin başlaması ve savunma ile ileri teknoloji alanları olarak sıraladı. Türkiye’nin geniş serbest ticaret ağına bağlı sanayi altyapısıyla tedarik zincirleri arayışında doğal bir adres olduğunu vurguladı. NATO standartlarında üretim yapan savunma sanayisinin müttefiklerin tedarik güvenliğine katkı sunacak kapasiteye ulaştığını ekledi. Ülkenin bu fırsatlardan faydalanması için nisan ayında rekabetçi bir yatırım paketinin hayata geçirildiğini ve dış temsilciliklerin desteğe hazır olduğunu belirtti.
Yorum Yap