Osteoporoz, kemikleri zayıflatarak küçük travmalarda bile kırıklara yol açıyor. İleri evrelere kadar belirti vermeyen hastalık, ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.
Halk arasında ‘kemik erimesi’ olarak bilinen osteoporozun, kemikleri zayıflatarak kırılgan hale getirdiği ve küçük travmalarda bile kırıklara yol açabildiği belirtildi. Uzmanlar, hastalığın ileri evrelere kadar belirti vermeyebileceği uyarısında bulundu.
Osteoporoz nedeniyle kalça, bel ve bilek kemiklerinde görülen kırıkların hem kadınları hem de erkekleri etkilediği kaydedildi. Hastalığın çok ileri aşamalara kadar sessiz ilerleyebildiği, bu dönemde sırt ve bel ağrısı, boy kısalması ve duruş bozukluğu gibi belirtiler ortaya çıkabildiği ifade edildi.
Vücuttaki kemik yapım ve yıkım dengesinin yaşla değiştiği, 30 yaş sonrası yıkımın öne geçtiği belirtildi. Maksimum kemik kitlesinin yüksekliğinin, yıkımın etkilerini azalttığı vurgulandı. Kadınlar, yaşlılar, ailede kırık öyküsü olanlar ve zayıf bireylerde osteoporoz riskinin daha yüksek olduğu aktarıldı.
Kortizonlu ilaçlar, bazı epilepsi ve kanser ilaçları, romatoid artrit, kanser, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi durumlar ile hareketsiz yaşam, sigara ve aşırı alkol tüketimi de kemik erimesini tetikleyebiliyor. Yetersiz kalsiyum alımı, aşırı tiroit hormonu kullanımı ve obezite cerrahisi sonrası yaşanan beslenme sorunları da hastalığın nedenleri arasında sayılıyor. Osteoporoz kaynaklı kırıklar sakatlıklara ve hatta ölüme yol açabiliyor.
Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğu vurgulanarak, korunma yolları sıralandı. Proteinden zengin beslenme, vücut ağırlığının normal sınırlarda tutulması ve kalsiyum açısından zengin gıdaların (az yağlı süt ürünleri, koyu yeşil sebzeler, balık, soya ürünleri) tüketimi kemik sağlığı için büyük önem taşıyor. Kalsiyumun emilimi için D vitamini de kritik olup, günlük 600-800 ünite takviye öneriliyor.
Düzenli egzersiz, özellikle yürüyüş gibi aktiviteler kemikleri güçlendiriyor. 65 yaş üstü kadınlar, 70 yaş üstü erkekler ve risk grubunda bulunanlar için düzenli kemik taraması (kemik mineral dansitometri) yapılması, henüz kırık oluşmadan tanı konulmasını ve tedavi sürecinin başlamasını sağlıyor.
Yorum Yap