Türkiye, son 66 yılın en yoğun şubat yağışlarını yaşadı. Bu durum, tarımsal üretimi olumlu etkilerken kuraklık endişelerini azalttı.
Türkiye genelinde şubat ayında kaydedilen yağış miktarı, son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak tarımsal üretimde önemli bir iyileşme sağladı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde ortalama 136,8 milimetre yağış düştü. Bu artış, hem şubat normallerini hem de geçen yılın aynı ayını yüzde 100’den fazla geride bıraktı.
Yağışlar sayesinde hububat alanlarında çıkışlar tamamlandı ve bitkiler çoğunlukla 2-3 yaprak ile kardeşlenme dönemine girdi. Yağışlar ve mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar, Türkiye genelinde yaygın bir tarımsal risk oluşmasını engelledi. Bitkisel gelişim normal seyrinde devam ederken, iklim koşulları tüm bölgelerde üretimi destekliyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Aralık 2025’ten bu yana gerçekleşen yağışların etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin büyük bölümünde geçen yıl uzun süreli kuraklık etkili olmuştu. Ancak Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarında yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşti. Bu durum, hem kısa süreli meteorolojik kuraklıkları hem de geçmişten gelen tarımsal kuraklık etkilerini büyük ölçüde azalttı.
Prof. Dr. Türkeş, kış boyunca toprak neminin tarım açısından kritik seviyelere ulaştığını belirtti. Yağışlı ve bulutlu sistemler nedeniyle buharlaşma ve terleme yoluyla su kaybı azaldı. Toprağın özellikle üst 30-50 santimetrelik bölümündeki nem seviyesi birçok yerde maksimuma ulaştı. Bu durum, tarımsal üretim için oldukça olumlu bir tablo oluşturdu. 2019’dan itibaren Türkiye’nin büyük bölümünü etkileyen kuraklık, bu kış büyük ölçüde etkisini yitirdi.
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Mehmet Ali Ünal, mart ayında bölgeler arasında farklılıklar göstermesine rağmen yağışların arttığını ifade etti. Bu artışlar, barajlar, göller ve göletler gibi su rezervleri ile tarımsal üretime olumlu yansıdı. Güzlük ekilişlerin ardından gelen yağışlarla tüm bölgelerde çıkışlar sağlıklı ilerlerken, bitki gelişimi devam ediyor.
Kış yağışları, hidrolojik su kaynakları, tarım, içme suyu ve ekosistemler için kritik öneme sahip oldu. Barajların doluluk oranları birçok yerde yüksek seviyelere ulaşırken, kuruyan bazı küçük göller yeniden doldu. Bu durum, ilerleyen zamanlarda yeraltı sularında da olumlu sonuçlar doğuracaktır. Prof. Dr. Türkeş, nisan ayında don, dolu ve fırtına gibi aşırı hava olayları yaşanmazsa Türkiye’nin tarımsal üretiminin normallerin üzerinde olacağını öngörüyor. Bu durum, bazı bölgelerde rekolte artışı, çiftçiler için kazanç ve tüketici açısından gıda fiyatlarında olumlu etkiler yaratabilir.
Yorum Yap