Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve korku hissi panik atak ve kalp krizinde benzerlik gösteriyor. Uzman Prof. Dr. Abdi Sağcan, ayırıcı tanının kritik noktalarını anlattı.
Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun korku hissi hem panik atak hem de kalp krizi belirtisi olabilir. Bu benzerlik, hastaların ciddi bir durumu göz ardı etmesine veya gereksiz kaygıya kapılmasına yol açabilir. Ancak ağrının süresi, yayılımı, eşlik eden bulgular ve kişinin risk faktörleri bu iki durumu ayırt etmede belirleyicidir. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetlerinde en sık yaşanan karmaşanın panik atak ile kalp krizi ayrımında yaşandığını belirtti.
Kalp krizi mi yoksa panik atak mı sorusunun hekim muayenesi olmadan net şekilde ayırt edilmesinin zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik atakta göğüste baskı, sıkışma veya batma hissi olabileceğini söyledi. Kalp krizinde ise genellikle daha şiddetli bir baskı veya ezilme hissi görüldüğünü belirtti. Panik atakta hızlı ve yüzeyel nefes alma ön plandayken, kalp krizinde kişi gerçek anlamda nefes alamama hissi yaşayabilir.
Panik atakta kalp hızlı atarken, kalp krizinde ritim bozulabilir. Soğuk terleme her iki durumda da görülse de kalp krizinde daha ani ve yoğundur. Panik atakta ‘ölüyorum’ hissi belirginken, kalp krizinde kişi fiziksel olarak kötüleştiğini hisseder. Göğüs ağrısının karakteri ayırıcı tanıda önemli ipuçları verir.
Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik atakta semptomların genellikle stres ve kaygıyla başladığını, kalp krizinde ise eforla artabileceğini vurguladı. Panik atakta ağrı pozisyonla değişebilirken, kalp krizinde değişmez. Yeni başlayan, 5-10 dakikadan uzun süren, sol kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrısında acil yardım istenmesi gerektiğini ekledi.
Bazı bulgular acil tıbbi müdahale gerektirir. Göğüs ağrısının baskı, yanma veya sıkışma şeklinde olması ve 5-10 dakikadan uzun sürmesi, ağrının sol kola, çeneye ve sırta yayılması, soğuk terleme ve mide bulantısı ile birlikte olması durumunda kalp krizi düşünülmelidir. Gerçekten nefes alamama, dudaklarda morarma, ani ve şiddetli nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir.
Ayrıca ilk kez panik atak benzeri tablo yaşanıyorsa, 40 yaş üzerinde ortaya çıktıysa, bilinen kalp hastalığı varsa veya ataklar alışılmadık şekilde şiddetliyse mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Genç yaşta görülen göğüs ağrılarının çoğu zaman ciddi nedenlere bağlı olmadığını ancak risk değerlendirmesinin yaşa göre değil, bireysel risk faktörlerine göre yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve aile öyküsünün değerlendirmede önemli olduğunu belirtti.
Panik atak ile kalp hastalığı arasındaki ilişkinin dolaylı ancak dikkat çekici olduğunu belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik bozukluğun toplumda yüzde 2-4 oranında görülürken kalp hastalarında bu oranın yüzde 25’e kadar çıkabildiğini söyledi. Panik atakla başvuran hastaların yaklaşık yüzde 15’inde eşlik eden kardiyak bir tablo saptanabildiğine dikkat çekti.
Bu nedenle belirtileri sadece psikolojik olarak değerlendirmenin yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, ilk değerlendirmenin mutlaka hekim tarafından yapılması gerektiğini, kardiyoloji ve psikiyatrinin birlikte süreci yönetmesi gerektiğini ifade etti. Tanı sürecinde EKG, troponin testi ve ritim takibi gibi temel incelemelerin yapıldığını, gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu belirtti. Kalp krizi saptandığında hızlı müdahalenin hayati olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik atakta belirtilerin kalp krizini taklit ettiğini, kalp krizinin ise doğrudan zarar verdiğini, bu nedenle benzer belirtilerin mutlaka ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorum Yap